Çok soğuk bir kış günü padişah

Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil-i kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanına baş vezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler. Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş. Padişah, ihtiyarı selamlamış:”Selamünaleyküm ey pir’i fani…” “Aleykümselâm ey serdar’ı cihan…” Padişah sormuş: “Altılarda ne yaptın?” “Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor…” Padişah gene • Devamını Oku »

Papatya

Bir uğurböceği kondu bir papatyanın üzerine, uzun bir yoldan gelmişti belki de. Soluklanmak için can havliyle kendini papatyanın üzerine atmıştı. Önce üzerine konduğu bu papatyanın bu kadar güzel olduğunu daha önce fark edemediğini anladı, uzun uzun papatyayı seyretti. Papatya ise üzerine konan uğurböceğini ilk defa görüyordu. Bu kadar güzel bir yaratığın daha önce misafiri olmadığını • Devamını Oku »

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez…. Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç… Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı • Devamını Oku »

Yıl 2005 Temmuz

Yıl 2005 Temmuz ayı. Annemin rahatsızlığı için hastahanede refakatçi kalıyorum. 11 temmuz 2005 salı günü Annem ameliyat olup odasında dinleniyor. Kaldığımız oda da ise 2 hasta var. annem ve Fatma adında bir hasta. Hastanın refakatçisi DİLEK. Ben Dilek’i İlk görünce Aşık oldum. Hani derler ya Aşk ilk bakışta olur diye. Aynen öyle oldu ve ben • Devamını Oku »

Rüya Tabircisi

Padişah Ve Rüya Tabircisi Padişah, bir gece rüyasında tüm dişlerinin döküldüğünü, yemek bile yiyemez hale geldiğini görür. Sıkıntı içinde uyanır. Vezirini çağırıp sarayın rüya tabircisinin hemen huzuruna getirilmesini buyurur. Uyku sersemi tabircibaşı yanına gelince, padişah düşünü anlatıp sorar: “Tabircibaşı, bu rüya hayır mıdır, şer midir? Neye işarettir, hele bir söyle.” Tabircibaşı biraz düşünür; sonra utana • Devamını Oku »

Japon çocugunun en büyük hayali

9 yasindaki bir Japon çocugunun en büyük hayali günün birinde çok iyi bir judocu olmaktir. Fakat talihsiz bir trafik kazasi sonucu sol kolunu tamamiyla kaybeder. Hem çocuk hem de ailesi yikilir.Ailesi sirf çocuk oyalansin diye, Japonlarin en ünlü hocalarindan birini tutarlar. Hoca kollari sivar, çocuga tek kolla yapabilecegi yegane firlatma hareketini ögretir. Gece gündüz çocukla • Devamını Oku »

Annemizin sefkati ne kadar buyuk

Anne rahmine düsen ikiz kardesler onceleri herseyden habersizmis. Haftalar birbirini izledikce onlar da gelismisler. Elleri, ayaklari, ic organlari olusmaya baslamis. Bu arada, etraflarinda olup biteni farketmeye baslamislar. Bulunduklari rahat, guvenli yeri tanidikca mutluluklari artmis. Birbirlerine hep ayni seyi soyluyorlarmis: Biz “Anne rahmine dusmemiz, burada yasamamiz ne harika degil mi? Hayat ne guzel sey be kardesim!” • Devamını Oku »

Dürüst insan kendisiyle barışık olur

“Bazılarını hep aldatabilirsiniz. Bazen de herkesi… Ne var ki, herkesi her zaman aldatamazsınız.” Phineas Barnum Yaptığınız her şey dürüstlük temeline dayanmadıkça, asla gerçek anlamda başarılı olamazsınız. Doğruluk karakterinize iyice sinmeden asla huzur bulamaz ve hiçbir zaman kendinizi değerli göremezsiniz. Dürüstlük gerçek başarının en temel unsurudur. Eğer hayatta başarılı olmayı gerçekten istiyorsanız, dürüstlük bunun en iyi • Devamını Oku »

Bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?

Bardağın Ağırlığı Profesör, elinde, içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. “Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?” diye sordu. Öğrenciler, ’50gr!’ …. ’100gr!’ …. ’125gr’ cevabını verdiler. “Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem” dedi profesör ve devam etti:“ Ama, benim sorum şu: Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?” – Hiçbir şey – Tamam, • Devamını Oku »

İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş

İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş…hep şikayetçi hep bıkkınmış…Bir gün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler”Saklayalım,zor bulsunlar.Zor buldukları için belki kıymetini bilirler” diyerek başlamışlar tartışmaya.Sorun büyükmüş. Mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü.Kimisi “Everest’in tepesine saklayalım” demiş.Kimisi “Atlas Okyanusu’nun dibine” demiş. Tac Mahal’in kubbesi , Mekke sokakları , İtalyan sofrası , bir hastahanenin yeni doğan odası , dondurma külahı • Devamını Oku »