düşünce özgürlüğü ile ilgili hikayeler

Şimdi, size Maldiv’lerde dilden dile yayılmış bir bir halk masalı anlatacağım. İlginçtir, Maldiv adaları diyince akla hep deniz, güneş ve kum gelir. Oysa, orada müthiş bir kültürel zenginlik vardır. Gidenler iyi bilir. Birazdan anlatacağım hikaye, ben anlatıyorum diye söylemiyorum müthiş bir hikaye. Bir kumsal masalı olmasına rağmen, dokunaklı bir mesajı var.



Efendim hikayemiz, Maldiv’in ünlü Rosemba kumsalında geçmekte. Dünyanın tek kaplıcalı kumsalı olan Rosemba,  insanların taptıkları bir ortamdır. Bir insan kendini kuma gömdüğünde, kumun altında kendisine masaj yapan doğal bir jakuzi bulduğunda tapmaz da ne yapar?

İşte bu müthiş, daha doğrusu dışarıdan öyle görünen ortamda büyümüştür Marti. Bir plaj şemsiyesidir o. “Büyüme”sinden kasıt da, kumsal müşterilerinin onun boyunu bir uzatıp, bir kısaltmasıdır. Anlayacağınız, gerçekte ne uzayan ne de kısalan bir hayatı vardır plaj şemsiyesi Marti’nin. Doğma büyüme Maldiv’lidir ve cennet gibi bir ortamda cehennem hayatı sürmektedir.

Mutsuz bir şemsiye çocuktur o. Tek ideali, tek rüyası gömüldüğü kumdan kurtulmak ve bir sörf yelkeni olmaktır. Yıllardır seyrettiği o denizin nerelere uzandığını o kadar merak ediyordur ki oysa… Özgür olmak. Tek isteği budur. Kavurucu Maldiv güneşinin altında kendisi sıcaktan erirken, aşağısında uzanan zengin kadınları soğutma görevini yerine getirmiştir hayatı boyunca.

Hem mutsuz olduğu bir işi yapmakta hem de dimdik ayakta durmak zorundadır. Çünkü, gölgeliği biraz sarktığı anda, aşağıdakilerden biri onu yönetime şikayet edecek ve Marti’yi depoya kaldırtacaktır. Bu da sörf yelkeni olma hayalinin karanlığa gömülmesi demektir. İşte bu yüzden, sırf bu yüzden işte kollarını uzatırcasına kasmaktadır kendini. Zavallı plaj şemsiyesi Marti. Özgürlük uğruna sabretmektedir o…

Diğer plaj şemsiyeleri onunla bol miktarda dalga geçmekte ve onu deli etmek için ona martı demektedir. Masalımızın idealist kahramanı bu plaj şemsiyesi, bir gün özgürlüğe hayatında hiç olmadığı kadar yaklaşır. Ayağına pranga gibi vurulan su bidonuna benzer tüp, birgün sürtünme yüzünden delinir. Delinince damlata damlata su kaybetmeye başlar. 2 ay sürer içindeki suyun boşalması. Marti, kimsenin bu durumu farketmemesi ve tüpü değiştirmemesi için dualar etmektedir. Tüp boşalınca, prangalarından kurtulacak ve serbest kalacaktır zira. Hava karardığı anda, kendini Maldiv’in sert gece meltemine bırakacak ve denize açılacaktır.

Herşey yolunda gitmektedir. Sonunda tüp boşalır, akşam olur ve sert rüzgar sahneye çıkar. Marti, denize doğru yaklaşır. Yavaş yavaş… Sessizce. Tıpkı bir sörf yelkeni gibi. Denize 3 metre yaklaşmıştır artık. Çığlık atmamak için kendini zor tutmaktadır.

İşte tam o anda plaja, 120 kilo ağırlığında bir adam gelir. Şezlongunun üzerinde soğuk sandviçini unutmuştur. Marti’ye ilişir gözü. Durumu farkeder ve görevlilere ihbar eder hemen. İnsaniyet namına. Kumsal sorumlusu derhal gelir. Marti’yi boğazından tuttuğu gibi o karanlık şemsiye mezarlığına götürüp atar. Yıllarca orada kalır zavallı şemsiye. Birgün kumsala çıkacağının hayalini kurarak. O gün bir türlü gelmez. Maldivlerde müebbet hapis yatmaktadır artık o. Öldüğünden kimselerinin haberi bile olmamıştır…
 

Sedye Fiyatı Geri Sarımlı Düşüş Tutucu