Bir Öğretmenin Hikayesi


Öğretmenin adı bayan Rüya idi ve 5. sınıf öğrencilerinin önünde ayakta durduğu ilk gün onlara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, onlara baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Bu mümkün değildi, çünkü orada en önde, sırasına adeta çökmüş gibi oturan küçük bir öğrenci vardı. Adı Fatih Yılmaz. Bir önceki yıl, bayan Rüya, Fatihʹi gözlemiş, onun diğer çocuklarla oynayamadığını; giysilerinin kirli ve kendinin de hep banyo yapması gereken bir halde olduğunu görmüştü ve Fatih mutsuz da olabilirdi. Çalıştığı okulda bayan Rüya, her öğrencinin geçmişteki kayıtlarını incelemekle de görevlendirilmişti ve Fatihʹin bilgilerini en sona bırakmıştı. Onun dosyasını incelediğinde şaşırdı.

Çünkü; birinci sınıf öğretmeni: ʺFatih zeki bir çocuk ve her an gülmeye hazır. Ödevlerini düzenli olarak yapıyor ve çok iyi huylu… Ve arkadaşları onunla olmaktan mutlu…ʺ diye yazmıştı. İkinci sınıf öğretmeni: ʺMükemmel bir öğrenci, arkadaşları tarafından sevilen, fakat evde annesinin amansız hastalığı onu üzüyor ve sanırım evdeki yaşamı çok zor..ʺ diyordu. Üçüncü sınıf öğretmeni: ʺAnnesinin ölümü onun için çok zor oldu. Babası ona yeterince ilgi gösteremiyor ve eğer birşeyler yapılmazsa evdeki olumsuz yaşam onu etkileyecek.“ diye yazmıştı.

Dördüncü sınıf öğretmenine gelince: ʺFatih içine kapanık ve okula hiç ilgi göstermiyor, hiç arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.ʺ demişti.
Şimdi bayan Rüya sorunu çözmüştü ve kendinden utanıyordu. Öğrenciler ona güzel kağıtlara sarılmış süslü kurdelerele paketlenmiş yeni yıl hediyeleri getirdiğinde kendini daha da kötü hissetti. Çünkü Fatihʹin armağanı kaba kahverengi bir kese kağıdına beceriksizce sarılmıştı. Bunu diğer öğrencilerin önünde açmak ona çok acı verdi.

Bazıları, paketten çıkan sahte taşlardan yapılmış, birkaç taşı düşmüş bileziği ve üçte biri dolu parfüm şişesini görünce
gülmeye başladılar, fakat öğretmen, bileziğin ne kadar zarif olduğunu söyleyerek ve parfümden de birkaç damlayı bileğine damlatarak onların bu gülmelerini bastırdı.O gün okuldan sonra Fatih öğretmenin yanına gelerek; ʺ Rüya hocam, bugün hep annem gibi koktunuzʺ dedi. Çocuklar gittikten sonra öğretmen yaklaşık bir saat kadar ağladı. O günden sonra da çocuklara okuma, yazma, matematik öğretmekten vaz geçerek onları eğitmeye başladı. Fatihʹe özel bir ilgi gösterdi. Onunla çalışırken zekasının tekrar canlandığını hissetti. Ona cesaret verdikçe çocuk gelişiyordu. Yılın sonuna dek, Fatih sınıfın en çalışkan öğrencilerinden biri olmuştu.

Öğretmenin, hepinizi aynı derecede seviyorum yalanına karşın Fatih, onun en sevdiği öğrenci olmuştu.
Bir yıl sonra, kapısının altında bir not buldu. Fatihʹtendi. Tüm yaşantısındaki en iyi öğretmenin kendisi olduğunu yazıyordu. Ondan yeni bir not alana kadar 6 yıl geçti. Notunda liseyi bitirdiğini ve sınıfındaki üçüncü en iyi öğrenci olduğunu ve Rüya Hoca’nın halâ hayatında gördüğü en iyi öğretmen olduğunu yazıyordu. Dört yıl sonra, bir mektup daha aldı Fatihʹten. O arada zamanın onun için zor olduğunu çünkü üniversitede okuduğunu ve çok iyi dereceyle mezun olmak için çok çaba sarfetmesi gerektiğini yazıyordu. Ve Rüya Hoca halâ onun hayatında tanıdığı en iyi öğretmendi. Daha sonra dört yıl daha geçti ve bir mektup daha geldi. Çok iyi bir dereceyle üniversiteden mezun olduğunu ama daha ileriye gitmek istediğini yazıyordu. Ve halâ Rüya Hoca onun tanıdığı ve en çok sevdiği
öğretmendi. Bu kez mektubun altındaki imza biraz daha uzundu. Fatih Yılmaz Tıp Doktoru.

Bu hikaye burda bitmedi. İlkbaharda bir mektup daha aldı bayan Rüya. Fatih hayatının kızıyla tanıştığını ve evleneceğini yazmıştı. Babasının birkaç yıl önce öldüğünü, bayan Rüyaʹnınn düğünde damadın anne ve babası için ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu. Tabii ki oturabilirdi. Tahmin edin ne oldu? Bayan Rüya törene giderken özenle sakladığı birkaç taşı düşmüş olan o bileziği taktı, Fatihʹin ona verdiği ve annesi gibi koktuğunu söylediği parfümden sürmeyi de ihmal etmedi.
Birbirlerini sevgiyle kucaklarlarken, Fatih, onun kulağına ʺBana inandığınız için çok teşekkürler bayan Rüya, kendimi
önemli hissetmemi sağladığınız için ve beni böyle değiştirdiğiniz için de…ʺ diye fısıldadı.
Bayan Rüya gözünde yaşlarla ona karşılık verdi: ʺYanılıyorsun Fatih… Ben değil, sen bana öğrettin. Seninle karşılaşıncaya kadar ben öğretmenliği bilmiyormuşum..!ʺ

QAFQAZ (KAFKAS) ÜNİVERSİTESİ
 

Sedye Fiyatı Geri Sarımlı Düşüş Tutucu