yetmiyor işte mutlu olmak yetmiyor

Sadece bir anlık konuşmadan sonra nedensiz buluşma bağladı yine birbirimizi bize. Hiç anlamadık sebeplerini. Nedenlerini soramadan ellerimiz birbirine çoktan kenetlenmişti. Sanki hiç kopmayacakmış gibi.

Aklımdan çıkmayan o hasret günleri, çektiğim çileler, haykırdığım isyanlar hiç biri unutulmadı. O aylar boyunca ağladığım gecelerin hesabını kim verebilir ki? Kim beni o eski
deli dolu günlerime döndürebilir ki? Aşk mıydı beni böyle divane eden yoksa bu sadece onda mı gizli? Zaman sanki benimle birlikte o vazgeçilemez aşkımı da alıp götürdü. Sürüklendim bir uçtan bir uca. Gelip de elimden tutanım hiç olmadı.

Sevdim diye mi çektim bu acıları bunca zaman. Hani sevip sevilmek çok güzeldi. Mutlu ederdi insanı; yetmiyor işte mutlu olmak yetmiyor. Kimseler fark etmeden eriyip gidiyorsun ama nedenini ne sen ne de başkası bilmiyor. Zaten kimsede öğrenmek istemiyor yalan mı? Hayatımı mahvettiler, yaşarken öldürüldüm. Sevdiğimin ardından en zayıf noktamdan yakalandım. Giden sevgili yüzünden bitip, tükenmek çok kolaymış meğersem, ölüm bir harekete bakarmış. Bunları anladım sevince.

Her gün daha fazla tükenen bir beden gördüm o aynanın karşısında. Halbuki bakılmaya kıyılmayan kaç masum yüz verdik topraklara. Yine bilinmedi kıymet yine anlamadılar değerlerini. Bu kedere bu derde aşk mı diyorlar? Sevgi mi bunları bize yaptıran. Kimler bu sözlerimden utanacak acaba? Bunlara rağmen anlayan yok beni değil mi? Ben yine mutlu olabilirim geçici bir süre. Ya onlar; acıları da sevinçleri de mezara gömülenler hiç anlamı yok.Aşkın azabı kör hançerle kalplere yazılmış çoktan.Sonu yok ne benim için ne çekenler
için ne de aşk uğruna mezara girenler için…
 

Sedye Fiyatı Geri Sarımlı Düşüş Tutucu